20 Ocak 2014 Pazartesi

GÖKÇE DÖLEK - BİR KADININ HİKAYESİ

MERHABALAR,

Yeni tanıştığım bir yazarın kitabını paylaşmak istiyorum sizlerle... 

Cesur olmak mı, esir olmak mı daha mutlu eder?

Gökçe hanım mail aracılığı ile bağlantı kurdu benimle kitabını göndermek için. Yazarın adıma imzaladığı kitabı elime alınca öyle mutlu oldum ki... Severek okudum, çabucak da bitirdim nasıl bittiğini anlamadan... 


ARKA KAPAK

    "Üç sene önce heyecanla 'evet' dediğim kocamı ne kadar tanıyordum? Yanına tikler attığım bir listenin, artıları en çok alan adamından başka neydi Cenk benim için, gerçekten aşık olarak mı evlenmiştim? Değişen kimdi? Artıların eksilerden fazla olması her zaman avantaj mıydı ya da mutlu etmeye yeter miydi bir insanı?

    Tek başıma mutlu olmanın getireceği bedelleri göze alamadığım için, biri ile mutsuz olarak ve düzenimi bozmadan alıştığım hayatıma devam etmeliydim. Mutlu olduğuma en başta kendim inanmak istemiştim. Mutluy-muş gibi yapmayı, acı çekmemeye, garanti ve risksiz bir hayatı heyecana ve onun getirebileceği risklere tercih etmiştim.

    Ama şunu atlamıştım, mutlu olmaktan da acı çekmekten de kaçamazdın."

    Aşk için cesareti, standart bir mutluluk içinse esareti göze almalısın...

    Cesur olmak mı, esir olmak mı daha mutlu edecekti beni?



ÖZET

Funda; kendisini çok seven otel müdürü eşi Cenk ile üç yıldır evli, bir şirkette yönetici olarak çalışan 30’lu yaşlarında genç bir kadındır. Bir gün hastalanıp işe gidememesi ile başlar her şey.

Daldığı uykuda uzun zaman önce kendisini bırakıp giden kendisini üzen, çok derinden yaralayan eski sevgilisi Tarık'ı görür ve bundan sonra olaylar başlar. Bu rüya ile aslında geride bıraktığını sandığı Tarık, yeniden düşer aklına.

Tarık yıllar önce Funda’ya hiçbir açıklama yapmadan İngiltere’ye gitmiş, bir daha da Funda ile iletişim kurmamıştır. Her ne kadar Funda Tarık’ın gidişine çok üzülse de kendini toparlamış ve kendisine olan sevgisini her fırsatta gösteren Cenk ile evlenmiştir. Böylece Tarık ile ilişkisinde seven taraf olan Funda, evliliğinde sevilen taraf olmuştur.  Onu seven bir eş, iyi giden bir kariyer… Funda’nın kusursuz bir hayatı var gibi görünmektedir. Çevresindeki herkes de Funda’nın yaşantısına gıpta etmektedir. 


Rüyada görünmesinin ardından çok geçmeden Funda ve yakın arkadaşı Şebnem Tarık’ın arkadaşı Tuğba’dan Tarık’ın Türkiye’ye döneceğini öğrenirler. Çok geçmeden Funda ile Tarık, Funda’nın çalıştığı plazanın asansöründe karşılaşırlar. 

Bundan sonra Funda evliliğini, kendisini sorgulamaya başlar. İki farklı kutuptaki iki adam…

“...Tek başıma mutlu olmanın getireceği bedelleri göze alamadığım için, biri ile mutsuz olarak ve düzenimi bozmadan alıştığım hayatıma devam etmeliydim. Mutlu olduğuma en başta kendim inanmak istemiştim. Mutluymuş gibi yapmayı, acı çekmemeye, garantili ve risksiz bir hayatı heyecana ve onun getirebileceği risklere tercih etmiştim. Ama şunu atlamıştım, mutlu olmaktan da acı çekmekten de kaçamazdın…”

Funda ile Tarık,bundan sonraki süreçte tesadüfen ya da Tarık’ın sürprizleri ile karşılaşmaya başlarlar. 



Tarık ile görüşmeleri Funda’yı mutlu etse de bir taraftan, - her ne kadar fiziksel bir ilişki yaşamasa da- kocasına karşı suçluluk duymaktadır. Funda bu duyguları yaşarken Cenk’in kendisini en yakın arkadaşının karısı ile aldattığını tesadüfen öğrenir. Çok geçmeden tek celsede boşanırlar. 


Bu durumu öğrenmek evliliğini bitirse de bir taraftan da Funda’yı rahatlatır.
Kitabın bu kısmında kocasından ayrılan Funda’nın Tarık ile bir araya geleceği düşüncesi doğuyor. Boşanmanın ardından tek başına tatile giden Funda’ya en yakın arkadaşı Şebnem ile Tarık da katılır.

Sonrası kitabımızın sayfalarında….


KİTAPTAN NOTLAR

Kitaptaki hikâye aslında konu olarak çok da ilginç olmamakla birlikte, yazarın kurgusu ve akıcı kalemiyle hızlıca okunana bir kitap olmuş. Elime aldıktan sonra çok kısa sürede 50. Sayfayı geçmiştim bile..

Funda’nın Tarık’la gittiği yazlığı numarası gözümden kaçmadı elbette. “59” yazar ile mailleştiğimizde adresimi verdiğimde kendisinin de Tekirdağ’lı olduğunu söylemişti. “59” numara yazarın memleketine bir selamı olmuş.

Kişisel gelişim adına alıp okuduğumuz "-meli, -malı " içeren bolca cümleden oluşan kitaplarla kıyaslandığında mesajını göze sokmadan veren bir kitap olmuş. Ben kendi adıma beğendim.. 

Yazara yazarlık hayatında başarılar diliyorum... 


YEPYENİ KİTAPLARLA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE...

SEVGİLER...


1 yorum:

Yorum yazmak için vakit harcadığınız için Teşekkürler...

Yorumlarınız benim için değerlidir.ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN..SEVGİLER...

Yorumunuz blog sahibininin onayından sonra görünecektir.