14 Mart 2017 Salı

KİTAP OKUMAYA RENKLİ BİR MOLA

MERHABALAR,

Hem kitapsever, hem de hobi sever bir blogger olarak iki keyfimi birleştireyim istedim. Ortaya bu rengarenk ayraçlar çıktı. 


İğne oyalı, boncuklu modeller.... 


Brezilya Nakışı çalışmalarım.... 


Ve yine iğne oyası ile tamamladığım çalışmalarım. 


Yepyeni çalışmalarımla görüşmek dileğiyle... 

Daha fazlasını görmek ve sipariş vermek için İNSTAGRAM ADRESİME TIKLAYIN... 

9 Mart 2017 Perşembe

KÜÇÜK PRENS KİTAP AYRAÇLARI

“İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”

MERHABALAR,

Son önem paylaşımlarımda Brezilya Nakışı ve etamin takılar sıklıkla yer almakta. Ne zamandır kitap ayraçları yapmayı da planlıyordum. Bu şablonu kolye yapmak için bulmuştum. Arkadaşım kendisi ve kardeşleri için bu ayraçları isteyince hızımı alamadım. Seri üretim yaptım resmen. Aynı aparat ile yapılan 4 kitap ayracı, Küçük Prens kitapları ile birlikte 4 kardeşin oldu. Diğer ikisi de sahiplerini bekliyorlar. 


Önce siyah ile başladım işlemeye.... 

 “Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki. “İnsanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de insanların arkadaşları yok artık. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”


Sonra renklendirdim. 

“Sahibi olmayan bir elmas bulursan, o elmas senindir. Sahibi olmayan bir ada bulursan, o ada senindir. Bir buluş yaparsan patentini alırsın, buluş senin olur. Madem ki yıldızlara sahip olmak benden önce kimsenin aklına gelmedi, yıldızlar benimdir.”


“Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım.”


''Peki insanlar nerde?'' dedi küçük prens. '' İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor.''

''İnsanların içinde de öyle hissedersin.'' dedi yılan.  ''Arada pek fark yoktur.''



''Senin gezegenindeki insanlar'' dedi Küçük Prens.

''Tek bir bahçeye beş bin gül dikiyorlar ama yinede aradıklarını bulamıyorlar...''

''Evet bulamıyorlar '' diye yanıtladım onu.
''Halbuki,aradıkları tek bir gülde ya da bir yudum suda olabilir.''
''Haklısın'' dedim.Bunun üzerine küçük prens şöyle dedi:
''Ama gözler gerçeği görmez ki.Yüreğiyle aramalı insan.''





"Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir."


Sipariş vermek için Mail atabilirsiniz (bebegimincicileri@hotmail.com)
İNSTAGRAM'dan ulaşabiliriniz. 

5 Şubat 2017 Pazar

FRİDA KAHLO ETAMİN KOLYE

MERHABALAR,

Hayatı, sanatı ve sözleriyle popüler kültürün  en önemli kadın ikonlarından biri Firda Kahlo... Kolyeleri yapmaya başladığımdan beri aklımdaydı yapmak. Bir arkadaşımın önerisiyle severek yaptım. Her ikisi de sahiplerini buldular.. Sıradaki Frida benim olsun artık... Frida Kahlo'dan bir kaç sözle tamamlamak istiyorum yazımı... 


"Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim. Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim. Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim. Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim. Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim. Bencil olduğun için vazgeçtim! Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi; çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. Bu yüzden ben de senden vazgeçtim."


Frida'nın büyük aşkı Diego'ya mektubunu paylaşmak istiyorum. (Alıntıdır) 

"Diego Rivera’ma..
Seni sevmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Küçük bir kız çocuğu idim, seni sevmeye başladığımda. Şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. Bütün bedenler çürüyor aslında Diego’m. Eskiyor bütün bedenler.
Ama acı çeken yüreği var ise bir bedenin, daha hızlı çürüyor o beden.
Benim acı çeken bir yüreğim var Diego. Seni sevmeye başladığım o günden beri, acı çeken bir yüreğim var.
Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın Diego…
Ben de seni anlamak istedim. Tüm hayatımı, hayatımın her bir zerresini seni anlamaya adadım. Sen nereye gittiysen, ben de gittim. Sen neye güldüysen ona güldüm. Sen kimi sevdiysen onu sevdim. Hangi kadınla seviştiysen o kadınla seviştim. Bende bulamadığın ve başka kadınlarda aradığın şeyi keşfetmek için, senin öptüğün kadınları öptüm. Dokunduğun kadınlara dokundum…
Senin sevmediklerini de sevdim ben Diego. Neden sevmediğini anlamak için, onları… sevdim !!! Ya da sevmeye çalıştım… İçimdeki, sana dair olan öfkeyi dindirmek için yaptım belki. Öfkem dinmedi Diego.
Her defasında körkütük aşık olarak, sana döndüm. Ya da aslında senden hiç gitmemiştim.
Seninle Amerika’ya gelmemi istediğinde, benim olduğunu sandım. En büyük yanılgım oldu bu belki de. Sen ne benim ne de başka bir kadının olamazdın. Kimseye ait olamazdın sen ! Ruhun buna izin vermezdi. Oysa ki ben, sana ait oldum hep. Yattığım tüm adamlar ile sana ait olarak yattım Diego. Acı çekerek seviştim onlarla…
Bir tek senin çocuğunu doğurmak istedim. Ah Diego’m.. Bu paramparça rahmimden nefret ettim, bebeğimizi tutamayınca. Söküp atmak istedim rahmimi. Sana çocuk doğurmayı beceremeyen bir organı taşımak yük oldu bana.
Kanlar içinde kaldığımda beyaz çarşaflar üzerinde, bana nasıl acıyarak baktığını gördüm. Nasıl korktuğunu, ölmemden. Sırf bundan ölmedim ben diegom. sen acı çekme diye. ve beni terk ettiğinde, o kanlar içinde kaldığım günkü acı dolu bakışlarına sığınarak, acılı mektuplar yazdım sana. Çaresizlik kokan, kadınlık onurumu ayaklar altına aldığım mektuplar yazdım. Bana acı ve geri dön istedim. Buna bile razıydım sevgilim.
Senin çirkin olduğunu söyleyen annemden nefret ettim. Sana benim gibi bakamayan herkesten. Senin güzelliğini görememelerini anlayamadım hiç…
Kurbağa sevgilim, Diego’m… Bana dünyanın en büyük acısını yaşattın sen. Gün be gün öldüm seni sevmeye başladığım ilk andan itibaren.
Ama sevgilim, bir daha gelseydim dünyaya yine seni severdim… Canlı canlı çürüyeceğimi bilerek!"
 
Bu da modelin kasnaktaki hali.. 

Sıra Marilyn Monroe ve Audrey Hepburn var. Şablonlarını bulur bulmaz yapacağım en kısa zamanda. 

SEVGİLERİMLE...