24 Mayıs 2015 Pazar

STEFAN ZWEIG - SATRANÇ

MERHABALAR,

Güzel bir kitapla ses vermek istedim bloguma... Eskisi kadar okuyamıyorum, zihnimi toplayıp yazamıyorum nedense. 


ARKA KAPAK

“… Satranç daima kendini geliştiren ama kısır, hiçbir sonuca varmayan bir düşünüş tarzı, hiçbir şey hesap etmeyen bir matematik, eserleri olmayan sanat, materyalden mahrum bir mimari ve buna rağmen varlığının tüm kitaplardan ve eserlerden daha kalıcı olduğu ispatlanmış, bütün milletle ve zamanlara ait, hangi Tanrı’nın can sıkıntısı gidermek, duyuları keskinleştirmek, aklı zorlamak amacıyla yeryüzüne gönderdiğini hiç kimsenin bilmediği tek oyun değil mi?”


Stefan Zweig, Satranç’ta Newyork’tan Buenos Aires’e giden bir yolcu gemisinde dünyasatranç şampiyonu Mirko Czentovic ile Nazi döneminde esir düşen Avusturyalı Dr.B’nin şampiyona maçı için bir araya gelmelerini konu alır. Esir kaldığı süre boyunca tesaüfen ele geçirdiği bir kitapla satranç sanatının tüm inceliklerine hâkim olan Dr.B’nin oyun süresince uyguladığı stratejiler umduğu gibi gitmez.

Kitaplarında psikolojik çıkmazları etkili bir şekilde işleyen Zweig, Satranç kitabında Dr.B karakteriyle deliliğini sınırlarında gezinmekte olan insan psikolojisini tüm ayrıntılarıyla ele almaktadır. Hapsedildiği hücresinde tüm sınırlamalara karşı üstün bir direnç gösteren Dr.B, insanın en mutsuz anlarında bile bir şekilde hayata tutunmak için nasıl bir savunma mekanizması geliştrdiğinin canlı örneği olarak karşımıza çıkar. Satranç, ruhsal gelgitlerin yanı sıra dönemin bir karşılaştırmasını da yapar; Mirko Czentovic ile Dr.B değişim içindeki bir toplumda bulunan iki zıt karakteri temsil eder.

1942 yılında intiharından birkaç ay önce tamamladığı son kitap olan Satranç, Zweig’ın dünya edebiyatına armağan ettiği, etkileyici, bir solukta okunan kısa ama müthiş bir öykü…



ÖZET

New York’tan Buenos’e giden bir yolcu vapurunda geçer uzun hikayemiz. Gemideki yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic’e, ücret karşılığı bir parti satranç oynamayı önerir. İlk karşılaşmayı aslında iki lafı bile bir araya getiremeyen ancak satranca özel bir yeteneği olan  Mirko Czentovic kazanır. Ardından kaybedilmek üzere olan rövanşa Dr B. adında bir başka yolcu müdahale eder ve sonuç beraberlik olur. Bundan sonra Czentovic ile Dr.B karşılaşacaklardır. 


Bu kısımda Dr. B, Satranç ile nasıl tanıştığını, anlatmaya koyulur. II. Dünya Savaşı devam ederken Dr. B, Alman Gizli Servisi Gestapo tarafından Schuschnigg’in istifasını ilan ettiği günün akşamı ve Hitler’in Viyana’ya girmesinden bir gün önce SS askerleri tarafından tutuklanır. Dr.B, Viyanalı bir avukatın oğludur. Hitler’in Viyana’yı işgali sırasında elinde bulunan gizli evraklar nedeniyle tutuklanır ve uzunca bir süre sorgulanır. 

Gestapo, Avusturya’nın çok şey bildiklerini düşündüğü  ‘seçkin’ insanlarını Nazi Kampları’nda değil Gestapo’nun merkezi olan Hotel Metropole’in tek tip düzenlenmiş odalarında tutulmaktadırlar. İnsani gibi görünen bu izalasyon yöntemi tutuklulara “hiçlik” yaşatmak içindir. Bu tutukluların birbirleri hatta askerlerle bile ile konuşmaları yasaktır. 


 “Elimden her şey alınmıştı, zamanı bilmeyeyim diye saat, bir şey yazmayayım diye kurşunkalem, bileklerimi kesmeyeyim diye bıçak alınmıştı…”


Dr.B, Sorgusunu beklediği 27 Temmuz günü bir askerin kaputunun cebinden çaldığı kitap onun en yakın arkadaşı olur. Bu satranç taktiklerini içeren bir kitaptır. Kitapla beraber Dr.’nin hayatı değişir ve satranç onda bir tutku haline gelir. Satranç tahtası ve taşları olmayan odasında önce ekmek içinden yaptığı satranç taşlarıyla sonra da tümüyle belleğinde oynayarak kurumsal bir satranç ustası olur. Ancak bu tutkusu çok geçmeden sinir krizlerine dönüşen takıntı haline gelir. 


KİTAPTAN NOTLAR

Satranç, benim okuduğum ikinci Zweig kitabı. Daha önce Merhamet ya da Acımak isimleri ile çevrilmiş kitabını okumuştum. Ardından ikinci tercihimi Satranç’tan yana kullandım. Yazarın seçtiği konular çok farklı olmasa da, yazarın işleyiş tarzı, ruh çözümlemeleri, karakter tahlilleri son derece başarılı ve güzel. Kısa sürdüğüne üzüldüğüm kitaplardan oldu doğrusu.


Satranç (Orijinal adı: Schachnovelle), Stefan Zweıg'in Brezilya'daki sürgünde yazdığı ve en tanınmış eserlerindendir.(Wikipedia) Novelle, türünde yazılan eser sayfa sayısının azlığına rağmen beni etkileme bakımından ciltlerce yazılan romanlar kadar etkili oldu doğrusu.

Yazarın gerçek hayat öyküsü ile bağdaşan bir konuya sahip olması da beni ayrıca etkileyen unsurlardan oldu. Dr.B ne kadar Zweıg diye düşünmeden de edemedim doğrusu.

Kitap ile ilgili eleştirilerimden biri yayınevi ile ilgili. Arka kapak fazlaca ayrıntıya yer vermekte. Neredeyse kitabın özeti kıvamında hazırlanmış. Biraz daha gizemli olabilirdi diye düşünüyorum.  


YENİ KİTAPLARLA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE...

5 yorum:

  1. Benim de yakın bir zamanda okuyup tanıttığım bir kitap. Beni oldukça etkilemişti. Zweig kadar dönemini yansıtan yazar pek yok gibime geliyor. Romanları kadar hikayeleri de çok güzel ve etkileyici. Külliyatını (en azından dilimize çevrilenleri) okumak istiyorum. Tüm edebiyatseverlerin keşfetmesi gereken değerli bir yazar.

    YanıtlaSil
  2. Çok merak ettiğim ve listemde üst sıralarda olan bir kitapdı.Tanıtım on numara olmuş,okumak için sabırsızlanıyorum:)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba... benim de sıradaki kitabım. İnsan bu tarz, ustaların elinden çıkan, usta kitapları okuyunca her kitabı eline alamaz hale geliyor... Bu fotoğraf konseptiniz de çok güzel olmuş, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  4. zweig'ın nasıl öldüğünü biliyor musun yaaa. karısıyla birlikte intihar etmişler aman yaa.

    YanıtlaSil
  5. biyografilerini çok severim.. yazınızı da çok beğendim

    YanıtlaSil

Yorum yazmak için vakit harcadığınız için Teşekkürler...

Yorumlarınız benim için değerlidir.ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN..SEVGİLER...

Yorumunuz blog sahibininin onayından sonra görünecektir.