7 Kasım 2013 Perşembe

KHALED HOSSEINI - UÇURTMA AVCISI

MERHABALAR;

Uzun zamandır okumak istediğim Kitap Okumak İster misin adlı organizasyon aracılığı ile KHALED HOSSEINI'nin UÇURTMA AVCISI'nı paylaşmak istiyorum sizlerle... 

“BİN TANE İSTE, SENİN İÇİN YAKALAYAYIM !” (Sayfa 69, Hasan,1975)
“SENİN İÇİN BİN TANE OLSA YAKALARIM” (Sayfa 375, Emir 2003)


ARKA KAPAK
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır.
Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.
Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...


ÖZET:
Emir annesinin doğum esnasında kaybeden bölgede sözü geçen Kabilli zengin bir iş adamının tek oğludur. Kendisiyle benzer bir kaderi paylaşan hizmetlileri Ali’nin oğlu Hasan ile hem iki iyi arkadaş hem de sütkardeştirler.  Hasan’ın annesi ise doğumundan birkaç gün sonra tavşan dudakla doğan oğlunu, çocuk felci geçirmiş bir ayağı sakat kocasına bırakıp bir kumpanyayla kaçar. İki çocuk, iyi arkadaş olsalar, aynı bahçede yaşasalar da dünyaları farklıdır. Ayrıca Hasan ve Ali’nin bölgede sevilmeyen Şii olan bir gruba mensup Hazara’lara mensupturlar.

Bu iki çocuğun karakterleri de oldukça farklıdır. Hasan ne kadar becerikli, cesur ve  iyi huylu bir çocuksa Emir o kadar pısırık, korkak bir çocuktur. Emir’in karakteri aşk derecesinden bağlı olduğu Baba’sı tarafından kabul görmediği gibi sıkça da eleştirilir. Babası Tufan ağa (ismi sadece bir yerde geçiyor.) son derece cesur, yiğit bir adamdır. Oğlunun kendisine benzememesi yumuşak bir karakteri olması onu rahatsız eder. Emir’in bu sıralarde tek destekçisi babasının yakın arkadaşı ve ortağı Rahim Han’dır. Emir’in ise dünyada en çok istediği şey babasının gözüne girebilmektir.  Emir bunun için Uçurtma yarışını çok önemser. Kazanırsa babasının takdirini ve kabulünü kazanacaktır. Uçurtma yarışında son uçurtmanın ipini kesip yarışı kazandıktan sonra Hasan düşen uçurtmayı bulmaya gider. O çok becerikli bir “Uçurtma Avcısı”dır. Son uçurtma Emir’in madalyası olacaktır.


Hasan uçurtmayı bulmuş dönerken; daha önce Emir ve Hasan’ı sıkıştırmış ve dövmek üzereyken ellerinden Hasan’ın ustaca kullandığı sapan sayesinde kurtuldukları Assef, Kemal ve Veli’nin saldırısına uğrar.  Onu arayan Emir, Hasan’ın Assef’in tecavüzüne uğradığını görmesine rağmen Hasan’ı kurtarma cesaretinde bulunmaz. Oradan kaçar. 


Hasan’ın başına gelenlere rağmen uçurtmayı kaptırmadığını görür. Bu uçurtma sayesinde babası ile aralarındaki bağ güçlenirken, en yakın arkadaşını, sütkardeşini kaybeder. Ona her baktığında kendi ihanetini hatırlar. Onu görmeye onun sadakatine katlanamaz hale gelir.
Emir’in doğum gününde Hasan’ın kendine tecavüz eden Assef’e servis yapması Emir için bardağı taşırır. Ertesi gün hediye gelen bir saati ve bir miktar parayı Hasan’ın yatağının altına koyarak ona iftira atar. Hasan saati ve parayı çaldığını kabul eder. Çok geçmeden Ali oğlunu da alarak evden ayrılır. Baba ne kadar engel olmak istese de onlara engel olamaz. Ondan sonra baba ile Emir arasına büyük bir uçurum girer yeniden.

1978 Rus işgalinin ardından Baba ve Emir yasa dışı yollarla Amerika’ya yerleşirler. Aradan yıllar geçer. Emir geçmişi geride bırakmış gibi görünse de   Hasan’ın hayaleti ile yaşamaya devam eder. Bu arada Baba hastalanır, Emir’in evlenmesinden kısa bir süre sonra da ölür.

Aradan yıllar geçer Emir Rahim Han’dan bir mektup alır. Rahim Han yeniden iyi bir insan olmak için bir fırsat olacağını söyleyerek onu Afganistan’a çağırmaktadır. Hasan tehlikededir. Afganistan’a gittiğinde Emir bir çok gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Hasan’ın öz kardeşi olduğu, karısı ile öldürüldüğünü, Hasan’ın oğlu Sohrab tehlikededir.

KİTAPTAN NOTLAR:
Yaklaşık 1,5 yıl önce okuduğum Şairin romanından uzun bir süre sonra beni bu denli etkileyen bir kitap okudum diyebilirim. Roman yazılalı ve filmi çekileli çok olmasına rağmen ben kitabı okumak için ancak fırsat bulanlardanım. İki çocuğun daha çok Hasan’ın hikâyesi beni derinden etkiledi. Okumama bolca kâğıt mendil eşlik etti diyebilirim.

Roman 1975 Kabil’inde başlamakta. Ardından hikaye Emir ve Baba aracılığı ile Amerika’ya taşınmakta. Romanda sık sık geri dönüşler ve yeri geldikçe açıklamalar yapılmakta. Bu tekniğin romana hareketlilik kazandırdığını düşünüyorum.
Kitap bir tarafta Emir için her şeyi göze alan Hasan diğer tarafta babasının gözüne girmek için çırpınan, zaman zaman babasını Hasan’dan kıskanana Emir arasında gidip geliyor. Amerika’ya gittikten sonra meydan tabi ki Emir’ e kalır gibi oluyor. Ama farklı nedenlerle Hasan’ın hayaleti ne Emir’in ne de Baba’sını rahat bırakıyor. Belki de sırf bu yüzden Baba hastalandığında tedaviyi kabul etmiyor.

İki çocuğun yaşantısı, Hasan’ın Emir uğruna yaşadıklarının fonunu Afganistan halkının yaşadığı sıkıntılar oluşturmakta. Rus işgali bununla beraber Taliban’ın Hazara’lara uyguladığı acımasız şiddet. Kan dondurucu sahneler eklemiş kitaba..

Kitapla ilgili söylenecek elbette pek çok şey var ama benim tek söylemek istediğim damağımda kekremsi, buruk bir tat bıraktığı.. ve bu tada Hasan’ın gözlerinin eşlik ettiği….

Yazımı kitaptan bir alıntı ile tamamlamak istiyorum..

“Şimdi mollalar ne derse desin, yalnızca bir günah vardır., tek bir günah o da hırsızlıktır. Onun dışında bütün günahlar , hırsızlığın bir çeşitlemesidir. Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun.” (Sayfa 19)

KİTAP HAKKINDAKİ YORUMLARINIZI PAYLAŞMANIZ DİLEĞİYLE..
SEVGİLER



9 yorum:

  1. Kitapla ilgili değerlendirmeniz çok güzel olmuş, ancak bu kitap bu emeği hak ediyor. Biz de ısrarla okunmasını öneririz. Kitabın gücü, olayların bir çoğunun yazarın bizzat kendisi veya yakın çevresinde yaşanmış olmasından geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence de mutlaka okunması gereken bir kitap.... gerçek yaşamlardan esinlenerek yazılan romanlar beni kurgu olanlara oranla geniş daha çok etkiliyor... ve romanı yüreğimde hissetmemi sağlıyor...

      Sil
  2. Kitabı yıllar önce severek okumuştum. Köydeki amcamın kapısında oturup günde okuduğumu hatırlıyorum. Uzun süre etkisinden kalmıştım. normalde beğendiğim satırları biryerler not alır saklarım ama dağınıktır. bu kitaptan sonra düzenli defter tutmaya başladım ve ilk alıntım ''Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.'' dı. Filmini izlemedim. Kafamda kurduklarımı bir anda yok ediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. filmini ben de izlemedim.. okurken kurduğum kurguyu, yüzleri ter yüz ediyor filmler maalesef... ama bu denli popüler romanlara film sektörü de kayıtsız kalamıyor elbette. bence film çekilmesinin en güzel yanı kitabı okumayanlara da içeriğin ulaşması...

      Sil
  3. Okuyalı 2-3 oldu, filmini seyretmedim ama hala kitabın etkisinden kurtulabilmiş değilim.Aynı şekilde Bin Muhteşem Güneş te çok etkilendiğim kitaplardandır.Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bin muhteşem güneş, adını sık duyduklarımdan olmaya başladı son dönemlerde... mutlaka edineceğim..

      Sil
  4. Başucu kitabım uçurtma avcısı.İnsanın içi burkulur mu her sayfada? Uçurtma avcısı okuyorsanız evet burkulur... Her duyguda olduğu gibi sevgide de saftır çocuklar.Ömür boyunca akıldan çıkmayacak kadar derindir hisleri, hissettirdikleri.Hasan... Tavşan dudaklı uçurtma avcısı.Kitabı bitirdikten sonra karşılıksız sevgi deyince aklınıza gelecek ilk isim. Mutlaka okunmalı. NOT: yanınıza mendil almayı unutmayın :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,
    Hazaralar ile ilgili bilgi bakınırken yazınıza rastladım. Üç yıl önce kitabı okuyup ardından filmi izledim, ancak kitapta ki etkiyi filimde bulamadım. Yorumları okuyunca kitaba geri döndüm, bende oluşturduğu derin etkiyi tekrar hissettim. Kitapta beni en çok etkileyen şüphesiz Emir'in Afganistan'a geri dönmesi diyebilirim.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben henüz filmi izleyemedim ama kuşkusuz kitap daha etkileyicidir diye düşünüyorum. beni en çok etkileyen kitaplardan...

      Sil

Yorum yazmak için vakit harcadığınız için Teşekkürler...

Yorumlarınız benim için değerlidir.ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN..SEVGİLER...

Yorumunuz blog sahibininin onayından sonra görünecektir.