16 Kasım 2014 Pazar

YAŞAR KEMAL – İNCE MEMED – III

MERHABALAR, 

Geçtiğimiz haftalarda İNCE MEMED - I ve İNCE MEMED - II'yi paylaşmıştım. geldik serimizin üçüncü kitabına... 


ARKA KAPAK

Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle 'içinde başkaldırma kurduysa doğmuş' bir insanın, 'mecbur adam'ın romanı.


Çiçekli Mahmut Ağa, Çiçeklideresi köyündeki topraklarını işleyen köylüleri İnce Memed'i korudukları için topraklarından atar. Bunun üzerine Memed Çiçekli Mahmut Ağa'yı öldürür. Zulmedenlerin öldürmekle bitmeyeceği yönündeki kuşkuları, "bir İnce Memed gitse de, yerine bin Memed gelir" fikriyle umuda dönüşür. 



“Büyük bir yazar, büyük bir kitap... Demek ki hem çok okumuşlara hem az okumuşlara seslenen bir eser yazılabilirmiş. Bir eser ki hem destan hem de bireysel nitelikli; bir eser ki yürekle aklı birleştirmiş.” Anne Philippe, Liberation, (Fransa) 


“Yaşar Kemal yalnızca Türkiye'nin en büyük romancısı değil, dünya edebiyatının da bir devidir.”  Alain Bosquet, Magazine Litteraire, (Fransa)

“Büyük bir edebiyat olayı. Dünya çapında bir Türk romanı.” Liv Kooter Lauhn, Morgenavisen, (Norveç)

“Bu büyülü ve en doğal dünyaları dile getiren böylesine harika bir sevgi, ölüm ve isyan şarkısını görmezlikten gelebilir miyiz” Jacqueline Piatier, Le Monde, (Fransa) 


ÖZET
Ali Safa ve Kel Hamza’yı öldürdükten sonra imi timi belirsiz olan İnce Memed, üçüncü ciltte uzunca bir süre ortaya çıkmaz. Sonradan öğreniriz ki, Memed jandarmalarla çatışmada yaralanmış, Yörükler ona sahip çıkmış, yaralı Memed’e bakmaktadırlar. Memed’in yarası ağırdır.

Gelelim bir önceki ciltte ölen Ali Safa Bey’e. Ali Safa bey’in ölüsü hemen gömülmez. Tüm kasabayı koku sarar. Bütün ağalar ve kasaba eşrafı kasabada toplanır. Kasabanın ağalarını ve ileri gelenlerini öldürülme korkusu sarmıştır. Hele birisi vardır ki içlerinde evlere şenlik… Murtaza Ağa’yı, İnce Memed korkusu sarar. Ne yapacağını bilemez korkudan.

Mebus Arif Sami Bey’den habersiz, Ankara’ya bir sürü telgraf üzerine telgraf çeker. Hatta para ile tuttuğu adamlara da telgraf çektirir. Murtaza Ağa, Topal Ali’nin, İnce Memed’in adamı olduğundan şüphelenmesine rağmen onu yakınında tutmak ister. Topal Ali’yi konağına yerleştirir. Topal Ali’yi giydirir, kuşatır. Ölüsü, bütün kasabayı kokutan Ali Safa Bey nihayet gömülür.

Jandarmalar, İnce Memed’in peşindedirler. Başta Yüzbaşı Faruk olmak üzere; onun emriyle Kertiş Ali devlet eliyle köylülere eziyet ederler Memed’i bulmak için. Ama köylüleri konuşturamazlar. Çoban Müslüm de onların eziyetinden nasibini alır ve konuşur. Ama Müslüm’ün söyledikleri yanıltmadan başka bir şey değildir. 


Çatışma sonucunda ele geçen eşkıyalardan biri İnce Memed olarak teşhis edilir. Köylü kadınlar onun üzerine ağıtlar yakarlar. Memed’in ölüm haberi Murtaza Ağa’yı rahatlatır. Artık Topal Ali’ye ihtiyacı yoktur. Onu donuna kadar soyup, konaktan atar. Etmediği hakaret de kalmaz. Onuru kırılan Topal Ali değirmenciye sığınır. Memed’i öldürmeyi başardığı sanılan Yüzbaşı kasabaya büyük bir törenle girer. Çok geçmeden gerçek ortaya çıkar. Memed olarak teşhis edilen ceset Kara Osman’dır. Yüzbaşı çaresiz cesedi Kara Osman’ın kardeşlerine teslim eder. Kendisi de günlerce sokağa çıkamaz.

Murtaza Ağa’nın etekleri tutuşur. Ne yapsa, ne kadar yalvarsa Topal Ali’yi kendi konağına dönmeye ikna edemez. Topal Ali Molla Duran’ı konağında çalışmaya başlar. 


Köye giden Yağız Atı gören Hürü Ana, yanına köyden Kısacık Mahmut’u da alarak atı takip ederler. At onları Memed’e  götürür. Ağır yaralı Memed Yörükler tarafından saklanmaktadır. Öyle ki onun ağır yaralı saklandığı yere Hürü Ana’yi bile gözleri bağlı götürürler.

Memed’in yarasının tek çaresi Kırkgöz Ocağının Anacık Sultanı’dır. Hürü ana yollara düşer. Kırkgöz Ocağı’na gider. Anacık Sultanı Memed’i iyileştirmeye ikna eder.

Bu arada gerçekleşen birçok olay Memed’e mal edilir. Memed dağlarda bir efsanedir artık. Bu durum Murtaza’nın korkusunu depreştirir. Ankara’ya tel üstüne tel çeker. O da yetmez Arif SaimBey’in Kemal Paşa’ya bir suikast düzenleyeceği dedikodusunu yayar. Bu arada konuştuğu Çiçekdereli Mahmut Ağa ile konuşmak Murtaza Ağa’yı biraz rahatlatır. Mahmut Ağa, Memed’i küçümsemekte, istese kulağından tutup onu düze indireceğini söylemektedir. 

DEVAMI KİTABIMIZDA...


KİTAPTAN NOTLAR
Serimizin üçüncü kitabı diğer iki ciltte olduğu gibi birkaç sayfa süren Çukurova tasviriyle başlamakta. Güzelliklerin tasvirinden sonra , ağaçsız, kıraç yüksek yamaçların bitkisi olduğu kadar ucsuz bucaksız Anadolu bozkırlarının da bitkisi olan “keven dikeni”nden bahsedilmekte. İlk cildin “çakırdikeninin”, ikinci cildin “karaçalı”sının yerini keven dikeni almakta üçüncü ciltte. Her cildin sonunda dikenler yanmakta ama bir diğer cildin başında yeniden yeşermekte. Tıpkı ölen bir kötünün yerini yenisinin alması gibi.

Bence üçüncü cilt serinin en durağan kitabı oldu. Kitabın ilk bölümünde Memed yaralı bir biçimde bir Yörük obası tarafından saklanmakta. Memed’den kalan boşluğu Murtaza Ağa, Topal Ali ve Hürü Ana doldurmakta. Murtaza Ağa her ne kadar Memed’in karşısında bir karakter olsa da ölüm korkusunun ona yaptırdıklarına gülsem mi kızsam mı bilemedim. Bana çok sempatik geldi Murtaza Ağa. Kitabın sonunda Memed’in onu öldürmemesi, Topal Ali’ye bıraktığını söylemesi serinin dördüncü cildi için de bir beklenti oluşturmakta.

Söylemeden geçemeyeceğim. Bazı bölümlerde özellikle Yağız ata itafen Hürü Ana’nın bazı monologları var. Bu monologlar sık tekrarlar da içermekte. Zaten bana durağan gelen bu ciltte bu monologlar beni biraz sıktı doğrusu. Hele aynı monolog içindeki keskin duygu geçişleri. Romanın en ilginç karakterlerinden biri bence Hürü Ana. Seviyor mu dövüyor mu belli değil. Ama Memed’in üzerindeki etkisi inkar edilemez elbette.


Memed’in serinin ilk cildinden Iraz tarafından götürülen bebeğinden bu ciltte bahsedilecek mi diye okuduğum bölümler oldu, bir bölümde Iraz’ın adı geçer gibi olduysa da Memed’in oğlunun akıbeti bu ciltte yine cevaplanmayan sorulardandı.

Romanda beni en çok rahatsız eden kısımlar köylüye devlet eliyle yapılan işkenceler oldu. “Köylü milletin efendisidir” diyen Mustafa Kemal'in mebusları resmen köylüye devlet eliyle işkence etmekte, hatta Atatatürk’ün köylüye “efendi” demesiyle bile dalga geçmektedirler. Bu kısımlar yeni kurulan Cumhuriyet ile ilgili ilgi çekici kısımlarındandı kitabın.

Başka bir nokta da; bol bol doğa tasvirlerine yer vermesine rağmen yazarın kişilerin tasvirlerini daha az yapmış olması. Bazı karakterler biraz daha fazla tasvir edilse de yazar karakterleri okuyucunun hayal gücüne bırakmış gibi.

“İnce Memed mi? diyordu, ince memed dedikleri de bir sabi çocuk. Ama tepeden tırnağa yürek  (İnce Memed 1, Sayfa 344)

 Bir de Türk masallarında sıklıkla kullanılan 3 ve 7 rakamlarına yer verilmesi roman masalsı bir taraf katmış. Yedişerli gruplar halinde “Memed”lerin çeteye katılması, ateşin “üç” gün “üç” gece yanması vb.


“O gün bugündür, Çiçeklidüzü köylüleriyle öbür köylüler kevenli yamaçta, İnce Memed’in gittiği gün toplanırlar, büyük bir toy düğünle kevenlere ateş verirler. Yalımlar üç gün üç gece bir sel gibi yamaçta dolanır, bütün dağ tepeden tırnağa ateşe keser, yamaç bir yalım fırtınasında çalkanır, kevenlerden çığlıklar gelir. Bu ateşle birlikte de önce Yıldızlı, sonra Çakmaklı ardından da Boranlı dağın doruğunda birer top ışık patlar. Dağların doruğu üç gece ağarır, ortalık apaydınlık, gündü gibi olur.” (İnce Memed 3 , Sayfa 629)

 Serinin son kitabıyla görüşmek dileğiyle... 

Sevgiler...

3 yorum:

  1. Kitaptan notlar paylaşmanız çok iyi olmuş. Tadımlık da olsa içimizi ısıttı. Şimdi İnce Memet'i yediden okumak için içinde tarifsiz bir istek oluştu. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Bu toplumda başımıza ne geldiyse mehmedin inceliğinden geldi.

    YanıtlaSil
  3. çok merak ettiğim bir seri.İnşallah okuyacağım.Paylaşım için teşekkürler..

    YanıtlaSil

Yorum yazmak için vakit harcadığınız için Teşekkürler...

Yorumlarınız benim için değerlidir.ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN..SEVGİLER...

Yorumunuz blog sahibininin onayından sonra görünecektir.