25 Kasım 2014 Salı

YAŞAR KEMAL – İNCE MEMED – IV

MERHABALAR
Sevgili Kitap severler... Efsane erimizin dördüncü ve son kitabını paylaşmak istiyorum sizlerle... 


“Allah sana büyük bir hazinesini, tek kıymetli varlığını armağan etti, yüreğindeki umudu verdi sana… Başkaldırman için umuttan daha değerli bir şey, bir silah veremezdi sana. Onun verdiği umutla, sen eğer başkaldırmayı öğrenseydin, ölümü bile yenerdin.” (İnce Memed 4, Sayfa, 349)



ARKA KAPAK

Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle 'içinde başkaldırma kurduysa doğmuş' bir insanın, 'mecbur adam'ın romanı.


Eşkıyalığı bırakarak evlendiği Seyran ile bir Akdeniz kasabasına yerleşen Memed, burada milli mücadele kahramanlarından muallim Zeki Nejad'la dostluk kurar. Memed, köylüye zulmeden çeltikçilerle mücadele eden Zeki Nejad'ı öldürten Şakir Bey'i öldürerek yeniden dağa çıkar. Kendini yakalamak için köyleri boşaltarak köylüleri Çukurova'ya süren milletvekili Arif Saim Bey'i de öldürür. Bu olaydan sonra İnce Memed'in imi timi belirsiz olur. 



“Türk halkının 1950 yılında, çeyrek yüzyıllık bir siyasal iktidarı niçin değiştirdiğini anlamak için bence İnce Memed 4'ü, bu, resmi tarihin dışında yazılmış romanı okumak yeter.”  Fethi Naci, Bir Romancı: Yaşar Kemal 



“İnce Memed hem Homeros şiiri, hem ortaçağ türküleri, hem de bir proleter destanı ya da bir serüven romanı, hatta toplumsal bir belge niteliği taşıyor." Jacqueline Piatier, Le Monde, (Fransa)


“İnce Meeden serisinin 1987 tarihli dördüncü ve son kitabı, Robin Hoodvari bir serüven hikayesi olmakla kalmıyor, aynı zamanda müthiş bir şiirsellik taşıyor.” Regina Karachouli,Sacsishe Zeitung, (Almanya)

“Çağdaş Türkiye’de yaşayan bir efsaneye dönüşen asi gencin yabanıl, hüzünlü ve unutulmaz destanı.” The Bookseller, (İngiltere)


ÖZET

Geldik serinin dördüncü ve son cildine… Birinci ciltte Değirmenoluk köyünü Abdi Ağa’dan ve çakır dikenden, İkinci Ciltte Değirmenoluk Köyünü Abdi Ağa’nın kardeşi Hamza’dan, Vayvay Köyünü Ali Safa Bey’den ve karaçalılardan, üçüncü ciltte ise Çiçeklideresi Köyünü Mahmut Ağa’dan ve Keven dikenlerinden kurtaran İnce Memed Artık Çukurova’dan kötüler için korkulu rüya, köylüler için ise efsane olmuştur.

“Çukurovada her şey saydamdır. Kayalar, toprak, ağaçlar bile. Kuşlar,böcekler, yılanlar, insanlar bile… Gökyüzü ışıktan bir mavidir. Geceleri de ortalık silme yıldız döşelidir. Ve suların dibine Kuran düşse okunur.” (İnce Memed 4, Sayfa 12)

Memed Anavarza kayalıklarından devedikenlerinin arasındadır. Çeteden ayrılmıştır. Ferhat Hoca’nın kendisini gönderdiği Abdüsselam Hoca’ya gidecektir. Müslüm ile Akçasaz’da buluşacaklardır. Ancak yılanlarla dolu bu söğütlükte çevreleri sarılır. Jandarmalara köylüler de katılmıştır. Takip başlar. Jandarma takibinden yakalarını kurtaran Müslüm ve Memed yakınlarda bir köye gelip bir eve sığınırlar. Taktığı yüzükten Memed’i tanıyan kadın onu çok güzel ağarlar. Her ne hikmetse jandarmayla beraber Memed’in peşine düşen köylüler, Memed’i görünce bağırlarına basarlar. 


Bu sırada kasabada Murtaza Ağa’nın İnce Memed korkusuna bir de Topal Ali korkusu eklenmiştir. Memed’in Mahmut Ağa’yı öldürürken, Murtaza Ağa’ya “ Seni Topal Ali’ye havale ediyorum” sözü onu çok etkilemiştir. Korkudan ne yapacağını bilemez. Tek çare Topal Ali’nin gönlünü alıp, onu yanına çekmek gibi görünmektedir.

Kasabanın ileri gelenleri köylünün gözünde efsane olmuş, kurşun değmeyen atın öldürülmesi durumunda Memed’in de köylünün gözünden düşeceğini düşünürler. Çünkü köylüye göre Memed’in canı bu attadır. Atın üzerine önce 1500 lira ödül koyarlar. Sonra da bu ödülü 3000 liraya çıkarırlar. Haber tellal ile duyurulur. Parayı gözüne kestiren köylüler yılkıya bırakılmış ne kadar at varsa yularından tuttuğu gibi kasabaya getirirler. Jandarma komutanlığının önünde sıraya geçerler.  Yağız atın yakalanamayacağını anlayan kasaba ileri gelenleri herhangi bir atı Memed’in atı diye kurşuna dizip, onu Yağız at diye yutturmaya çalışsalar da atın ölüsünün yok olması atı köylünün gözünde tamamen efsaneye çevirir. Halk Memed’den sonra atını da efsaneye çevirir. 



“Ne yazık ki, ben ata yaklaştım, yaklaştım, elimi değdirdim, yaaa, ben şanlı Bu kefalosa elimi değdirdim, ben elimi ona değdirince o da bir mor bulut oluverdi ve hem de göğe çekildi. O göğe çekilen bulutun içinde ışıklar patladı, yıldızlar kaynadı. Az sonra da yıldız yakuta kesip kıpkırmızı, göğün ucuna yapıştı kaldı, sabaha kadar da bütün geceyi yakut kızılına boyadı koca Akdenizi bile….” (İnce Memed 4, Sayfa, 126)

 Memed ve Müslüm, Abdülselam Hoca’nın köyüne giderler. Abdülselam Hoca, Memed’i köylüye yeğeni olarak tanıtır. Memed bu sırada başındaki fesi çıkarmış, şapka takmıştır. Memed’in yanında öldürdükleri namlı eşkıya Kuzgun Veli’den kalan yüklüce miktarda altın da vardır. 


Memed Müslüm’ü Seyran ve Hürü Ana’yı getirmesi için gönderir. Bu sırada kendisi de portakal bahçesi ve ev alıp artık eşkıyalığı bırakacaktır. Dağlardaki namını da Ferhat Hoca yürütecektir. Memed bir portakal bahçesini içindeki ev ile birlikte alır. Eşyasını hazırlamaya koyulur. Abdülselam Hoca en büyük yardımcısıdır. Eşyasının büyük bölümünü Zeynullah’ın dükkânından alır. Zeynullah’ın dükkânı aynı zamanda kasabada ve civarında yaşanan tüm olayların, dedikoduların yayıldığı bir mekandır. Memed sık sık bu mekâna da gider. İnce Memed çetesinin yaptıklarını da yine burada öğrenir.

 “Evet beyler, İnce Memedi halk yüceltti, onu evliya, peygamber, seviyesine getirdi. Demek ki buna ihtiyacı var. Demek ki biz halkın ihtiyacını karşılayamadık. Ona zulmettik. Onu hala insandan saymıyor, onu aşağılıyoruz. O da başkaldıran birisini bulursa kendi adına, kendisinden birisini bulursa onu koruyor, evliya yapıyor, başına da taç ediyor. Adı Memedse, kendisi de yediden yetmişe adını değiştirip Memed oluyor…” (İnce Memed 4, Sayfa, 179)


 “İnce Memeden bir daha haber alınmadı, imi timi bellisiz oldu.” (İnce Memed 4, Sayfa, 638)

“O gün bugündür, Dikenlidüzü, Çiçeklideresi, Menekşe, Yanıkören köylüleri ve bitekmil öteki Toros köylükleri toprağa saban atmazdan önce giyinirler, kuşanırlar düzlüklere, koyaklara, ovalara çıkarlar, çakırdikenlerden, karaçalılardan, kevenlerden, devedikenlerinden büyük öbekler yığarlar, köyün en yakışıklı delikanlısıyla, en güzel kızı öbeklere ateş verirler. Büyük bir toy düğünü kurulur. Halaylar çekilir, görülmedik eski zaman, yeni zaman oyunları oynanır, sevinç türküleri dağları aşar, yolları, belleri, ovaları tutar, ülkeden ülkeye yayılır. Sevinç türküleriyle birlikte de, öbeklerden yalımlar düzlüklere, koyaklara, ovalara atlar. Yalımlar, bütün gece toprağı yalar, bir sel gibi akarak, her yanı sarar, bu ateşle birlikte de Alidağının, Düldül dağının, Yıldızdağın, Binboğanın doruklarında birer top ışık patlar, dağların doruğu üç gece ağarır, apaydınlık, gündüz gibi olur.” (İnce Memed 4, Sayfa, 638,639) 

KİTAPTAN NOTLAR

Dördüncü cilt serini son ve sayfa olarak en fazla olan kitabı. Bu ciltte daha önceki ciltlerde başlayan pek çok olay sonuca ulaşmakla beraber her kitabın sonunda imi timi bellisiz olmasına rağmen; Memed’in bir sonraki ciltte ortaya çıkmasına alıştığımdan mıdır sanki kitap bitmemiş de; bir sonraki cilt de varmış gibi geldi bana. Galiba yazarımız kıyamamış Memed'i öldürmeye...

Ancak cevaplanmayan sorular da bana kitabın bitmediği izlenimini arttırıyor elbette.  İlk ciltte Iraz’ın alıp götürdüğü Memed’in Hatçe’den olan bebeğinin akıbeti, Dördüncü ciltte Memed’i takip eden adamın kimliği ve her ne kadar Topal Ali ima etse de Murtaza’yı öldürüp öldürmediği,Ferhat Hoca’nın geçmişiyle ilgili birkaç ayrıntı verildiyse de tam olarak nereden gelip nereye gittiği, yanıtı verilmeyen sorulardan.

Memed bu ciltte devedikenlerinin içinden geçerek başlamakta maceraya. Kitabın sonunda da birinci ciltten beri Memed’in mücadele ettiği çakırdikenler, karaçalılar, keven dikenleri ve deve dikenleri halkın yaktığı ateşle temizlenmekte.

Her ne kadar romanlara gerçekçi bir anlatım hâkimse de bazı bölümler masalsı destansı özellikler taşımakta. Yağız at bu destansı özelliklerin en öne çıkanı elbette.

Roman boyunca Jandarmalarla çok fazla çatışma yaşansa da Memed’in hiç jandarma öldürmemesi, sadece yaralaması bence Memed’in öne çıkan özelliklerinden. Jandarma demişken; söylemeden geçemeyeceğim. Jandarmaların köylüye yaptıkları eziyetler inanılır gibi değil. Halkı koruma ile görevli askerler adeta güçlülerin sopası olup çıkıyorlar. Bir tek Asım Çavuş, halkı seven onurlu bir asker görüntüsü çizmekte. Roman boyunca öldürülen iki jandarmayı da yazar yine Memed’ e değil de Bünyamin’e öldürtmeyi tercih etmesi onları düşmanı gibi değil de emir kulu olarak görmesinden galiba.

 “Adam amma da Karafırtına gibi bir adammış. Köyde ayağının üstünde kalabilecek bir tek adam bırakmadı. Yediden yetmişe hepimizi, kadın erkek, kız kısrak demeden yataklık etti.” (İnce Memed 4, Sayfa, 568)

Bir de ağaların dağlarda yine halka karşı kullanmak için besledikleri eşkıyalar yok değil. Ancak Memed kimsenin maşası olmaması, kimsenin namusuna göz dikmemesi bakımından erdemli bir eşkıya portresi çizmekte ve gönülleri kazanmaktadır.

Sonuç olarak diyebilirim ki, dört ciltten oluşan 2163 sayfalık dev bir eseri okumak çok zor gibi görünse de su gibi akan, halk diliyle desteklenen bu eşsiz eseri okumak benim için son derece keyifli bir okuma oldu. Okumakta gecikenlere şiddetle tavsiye olunur.  


“Dünyada hiçbir şeyden, yılandan ejderhadan, beyden paşadan, aslandan, kaplandan, tek boynuzlu gergedandan korkmayacaksın, ille de köylü milletinden korkacaksın. Ne dostluğuna güveneceksin, ne de düşmanlığına. Bir bakmışsın dostken düşman, düşmanken dost olmuşsun.” (İnce Memed 4, Sayfa, 24)

“Yılanlar insanlar gibi değil,onlar dostluğu da düşmanlığı da unutmazlar.” (İnce Memed 4, Sayfa, 34)

“İnsan korktuğu için öldürür, kendini de başkalarını da. En çok korkan, korkunun son sınırına varana dek korkan, korkudan başka hiçbir şeysi kalmamış insan en yürekli insandır.” (İnce Memed 4, Sayfa, 472)

“ Bu dağlarda on kez ölmeden, bir kez dirilemezsin” (İnce Memed 4, Sayfa, 557)

YEPYENİ KİTAPLARLA GÖRÜŞMEK ÜZERE...

5 yorum:

  1. Bu seri müthiş güzel bir seri değil mi? Benim favori serimdir.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba. Elinizdeki seri YKY'de kaçıncı baskı acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. elimdeki seri, yapı kredi yayınları 1. baskı 2004,

      Sil
    2. Teşekkürler. Ben de öyle tahmin etmiştim. Çünkü YKY genelde sonraki baskıların baskı sayılarını kapakların üzerinde belirterek kitabın orjinalliğini bozuyor, ben de bu konuda çok takıntılıyım. Elinizdeki seri çok temiz kullanılmış. İnşallah ben de temiz bir 1. baskısını bulabilirim.

      İyi okumalar.

      Sil
    3. Umarım istediğiniz seti bulursunuz...ben set olarak 2004 de almıştım. hiç birinde baskı sayısı yok sanırım. siz söyleyince dikkat ettim ben de.. çok dikkatlisiniz..

      Sil

Yorum yazmak için vakit harcadığınız için Teşekkürler...

Yorumlarınız benim için değerlidir.ELLERİNİZ DERT GÖRMESİN..SEVGİLER...

Yorumunuz blog sahibininin onayından sonra görünecektir.