MERHABALAR,
Kitap Dostlarım;
Gerilimi fantastik öğelerle harmanlandığı kitapları okumayı sevenlere tavsiye edebileceğim beşlemenin ilk kitabını paylaşmak istiyorum sizlerle.. Ben de henüz ilk ikisini okudum "DANİLOV BEŞLEMESİ"nin. Diğerlerini henüz satın almadım.
Kitapları Can Yayınlarının kampanyasından D&R'den almıştım, geçtiğimiz yaz.
ARKA
KAPAK:
Napoléon, Rusya seferinde dayanılmaz kış koşullarına mı yenildi, yoksa işin
içinde başka güçler de var mıydı?
Rusya 1812 sonbaharında başa çıkılmaz bir düşmanla karşı karşıyadır: Napoléon
Bonaparte'ın Büyük Ordu'su. Rus şehirleri Fransızlara birer birer teslim olmuş,
İmparatorluğun kalbi Moskova'yı kurtarmak ancak bir mucizeye kalmıştır. Bir
grup üst rütbeli Rus asker, son çare olarak Opriçniki adı verilen, Hıristiyan
Avrupa'nın uzak köşelerinde efsane olmuş on iki savaşçının yardımına başvurur.
Sadece geceleri ve yalnız başlarına savaşan çete, koca bir savaşın kaderini
değiştirir. Ancak Yüzbaşı Aleksey, çetenin yolu üzerindeki ölüm haberlerinden
şüphelenir. Asıl karabasanın henüz başlamadığını kısa sürede anlayacaktır…
“Gerçek tarihî olaylar, sınırsız fantezi ve hiç eskimeyen halk hikâyeleri. Roman, esrarlı olayları, dehşet duygusunu ve tarihi inanılmaz bir ustalıkla birleştiriyor.”
Fantasy Book Review
“Tarihî romanla kara fantezinin kusursuz bir bileşimi, benzersiz bir gerilim.”
Lisa Tuttle, The Times
“İnsan olmayan varlıkların yarattığı dehşetin, insanların yarattığı dehşeti vurguladığı bir roman.”
New York Times Book Review
ÖZET
Romanımız 1812 Rusya’sında başlar. Napoleon Bonaparte; ve
Fransız ordusu Rusya içlerine doğru ilerlemektedir. Fransız ordusunun
Moskovo’ya ulaşması an meselesidir.
Bu anların yaşandığı dönemde Fransızlara karşı casusluk ve
sabotaj faaliyetleri içinde olan dört kişilik grubun gündemi de elbette,
Fransızların ilerleyişini durdurmaktır. Grup Dimitriy Fetyukoviç, grubun en
kıdemlisi Vadim Fyodoroviç, Maxim Sergeyeviç ve Aleksey İvanoviç Danilov’dan oluşmaktadır.
Grup uzun zamandır (yedi yıldır) birlikte çalışmaktadır ve birbirine çok
yakındır. Hatta Danilov; oğluna kendi hayatını kurtaran Dimitriy’in adını
vermiştir.
Dimitriy Fetyukoviç gruptaki diğer arkadaşlarına daha önce
Türkler ile savaşırken yardımlarını gördüğü savaşma biçimi olarak, Çar IV. İvan’ın, Rus topraklarını kendi
egemenliği altına almak ve halk üzerinde baskı kurmak için oluşturduğu
birliklerin mensuplarına yani OPRİÇNİK’lere benzeyen bir grubu yardım için
çağırmayı teklif eder.
Öneri grup içerisinde tartışılır. Her ne kadar durum
tartışılıyor gibi görünse de Dimitriy grubu çoktan davet etmiştir. Opriçnikler
çok geçmeden liderleri Zimeyeviç komutasında casus grubumuza katılırlar.
Zimeyeviç beraberinde on iki savaşçı getirmiştir. Bu savaşçıların her biri on
iki havarinin adını almıştır. Pyotr, Andrey, Yoan, Filipp, Varfolemey, Matfey,
Simon, Yakov Zedeyev, Yakov Alfayev, Foma, Faddey, Yuda.
Bu arada söylemeden geçmeyelim. Opriçniklerin gelmeleri
beklenirken Aleksey, yani Yüzbaşı Danilov, bir genelevde ilerde kendisi için
kilit rol oynayacak güzeller güzeli Domnikiia’yla tanışır. Domnikiia; Napolyon’un karısı
Marie-Louise’e benzerliği ile dikkat çekmektedir.
Opriçnikler işe koyulduklarında; kendilerine ait kurallar çerçevesinde çalışan bu savaşçıların haklarında anlatılanların hiç de abartı olmadığı ortaya çıkar. Ancak ölüm makinesi gibi çalışan bu garip askerlerin geçtikleri yerlerden de veba şüphesini de barındıran bir takım garip haberler de gelmektedir. Bu haberlerin bir bölümü Danilov’a genelevdeki sevgilisi Domnikiia’dan da gelmektedir.
Çok geçmeden Yüzbaşı Danilov ve arkadaşları bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenir. Aleksey bir yandan tersliğin ne olduğunu bulmaya çalışırken Maksim’i bir Fransız casusu olduğu ve Opriçniklerden üçünü Fransızlara teslim ettiği ortaya çıkar. Yüzbaşı Danilov gerçeği öğrenmek ve Maksim ile görüşmek için Desna’ya gider. Maksim Fransız casusu olduğunu inkâr etmez. Ancak Opriçniklerle ilgili söylemek istediklerini söylemeden Opriçnikler Desna’ya gelirler. Aleksey çaresiz arkadaşını Opriçniklere bırakıp Desna’dan ayrılmak zorunda kalır. Maksim Opriçnikler tarafından katledilir.
Çok geçmeden Aleksey bu askerlerle ilgili gerçeğe ulaşır. Gece savaşan bu askerler Vampirden başla bir şey değildir. (Vurdalak) Çocukluğunda babuşkasının anlattığı halk hikayelerine pek de itibar etmeyen Yüzbaşı Danilov; Vurdalak’ları tahta kılıcı ile teker teker öldürmeye başlar..
Tabi roman böylece devam etse de pek çok savaş sahneleri ve şaşırtıcı bir sona ev sahipliği yapmaktadır.
KİTAPTAN NOTLAR:
Romanımız iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm Fransızların
Moskova’ya kadar gelmelerine kadarki bölümü anlatmakta. 2. Bölüm ise
Fransızların geri çekilişini ve Aleksey’in vurdalaklar ile mücadelesini
anlatmakta.
Romanımız Yüzbaşı Danilov’un ağzından anlatılmaktadır. Bu da
durum romana Danilov’un bakış açısının hakim olmasına neden olmuş.
Öncelikle kitaba kapaktan başlayalım. Roman Can
yayınlarından çıkmasına rağmen yayınevinin klasik kapak tasarımının dışına
çıkarak yaptığı tasarımı doğrusunu söylemek gerekirse çok beğendim… Renkli
büyük kapak tasarımı benden tam not aldı.
Yazar kitaba bir halk hikâyesi ile başlamaktadır. Başlangıçta halk hikâyesi konu ile pek de
ilişkilendirilebilir gibi görünse de sonrasında romanın özeti olduğu kolayca
göze çarpmakta. Romanın 1. Bölümünü sonunda bu hikâyeyi Aleksey’in
büyükannesinden de dinlediğini öğreniyoruz.
Jasper Kent ile ilgili netten araştırma yaparken yazarın Danilov Beşlemesinin ön araştırmasını yaparken, Napolyon'un Rusya Seferi'nde izlediği yoldan giderek, Avrupa'yı batıdan doğuya geçip St. Petersburg'a, Moskova'ya ve Kırım'a gittiğini okudum pek çok yerde. Bu ön araştırmanın yazarın yaptığı tasvirlere ve takip sahnelerindeki gerçekçiliğe doğrudan yansıdığını düşünüyorum.
Yazar genel olarak fantezi ile yoğrulmuş gerçekçi bir yazım tarzı benimsemiş. Bu tarz yazarın savaş sahneleri ve Rusya’nın kışını anlattığı sahnelerde zirveye çıktığını düşünüyorum. Hele Fransızların geri çekilirken yaşadıkları sefaleti gerçekten iliklerime kadar hissettim. Bir an vurdalakların gerçek olduğuna bile inandım diyebilirim.

Ancak yazar kendi yarattığı gerilimi, Aleksey’in vurdalakları -Yuda Hariç-zorlanmadan öldürmesi gerilimin dozunu düşürmüş diye düşünüyorum.
Roman sona ermesine rağmen Yuda’nın ölümü ve Aleksey’in genelevin penceresinden gördüğü kişinin Margarita mı? Domnikiia mı olduğu serinin devamının yine çok heyecanlı olacağının habercisi gibi..
SERİNİN 2. KİTABI "ON ÜÇ YIL SONRA" İLE ÇOK YAKINDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE
SEVGİLER..
Seriyi en sonunda tamamladım. Ömrüm yeterse, fırsatım olursa bir kere daha okumak istiyorum...
YanıtlaSilben ne yazık ki seriyi tamamlayamadım Umut Çalışkan... ama tamamlamayı çok istiyorum...
YanıtlaSilKesinlikle tamamlamalısınız. Bir fikir edinmek isterseniz benim yorumlarım burada: http://ucalisan.blogspot.com.tr/search/label/Jasper%20Kent
YanıtlaSilBu arada hocam, soyadım Çalışan :) "k" harfi yok.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilBen Danilov beşlemesi ile 2011 de tanıştım. ..serinin her kitabını heyecanla bekledim. ...ama beklemeye degermis. ..
YanıtlaSilben de keyifle okudum... :)
SilBu kitap serisi hep ilgimi çekmişti. Başta konusunun Rusya'yla ilgili olası bir de özellikle kapak resmi. Bence çok başarılı bir kapak çalışması var hepsinin... Beni oku diye bağırıyor resmen...
YanıtlaSilRusya'nın fon olduğu kitaplar benim için de keyifli... :)
SilBu romanda önemli olan mekan neresiydi arkadaşlar yardımcı olursanız çok iyi olur
YanıtlaSil