KÜÇÜK PRENS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KÜÇÜK PRENS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mart 2019 Cuma

ANTOİNE DE SAİNT – EXUPÉRY - KÜÇÜK PRENS

MERHABALAR
KİTAPLARIM OLMADAN BLOGUNUN Sevgili Takipçileri...

Benim için çok önemli olan bu günde; yine benim için çok özel olan bir kitabı paylaşayım istedim. Küçük Prens defalarca okuduğum, defalarca da okuyacağım "BÜYÜKLERE MASALLAR" tadında kitaplardan... Bu defa blogumu takip edenlerin bildiği klasik formatımın dışında sadece "Kitaptan Alıntılar"a yer vereceğim.  Böyle büyülü bir kitap için ne yazsam kendimi doğru ifade edemem gibi geliyor. 


Geçtiğimiz ay öğrencilerimle birlikte "Küçük Prens Okuma Etkinliği" yapmak istedim. Kitaplarımızı temin ettik. Serbest Etkinlikler ve Türkçe derslerinde uzunluğuna göre 3-4 bölüm okuyarak tamamladık okumayı. Resimleri inceledik. Her bölümden 5N1K soruları çıkardık, cevapladık. Keyifli bir okuma etkinliği yaptık. Birlikte okumanın ve kitaptaki güzel sözlerin büyüsünü birlikte yaşadım çocuklarımla... GELELİM KİTABIMIZA...


ARKA KAPAK

“Hoşça git,” dedi tilki. “Vereceğim sır çok basit:
İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir.
Gerçeğin mayası gözle görülmez.”
Küçük Prens unutmamak için tekrarladı:
“Gerçeğin mayası gözle görülmez.”


“Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. Kaç yaşında, derler, Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor? Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar.


Deseniz ki: “Kırmızı kiremitli, güzel bir ev gördüm. Pencerelerde saksılar, çatısında kumrular vardı”. Bir türlü gözlerinin önüne getiremezler bu evi. Ama “yüz bin liralık bir ev gördüm” deyin, bakın nasıl: “Aman ne güzel ev” diye haykıracaklardır.” (Sayfa 30)


“Küçük Prens'in gezegeninde de öteki gezegenlerde olduğu gibi iyi bitkilerin yanı sıra kötülerin bulunduğunu öğrendim. İyilerin iyi tohumları, kötülerin kötü tohumları vardı. Ama tohumları kolayca göremezsiniz. İçlerinden biri uyanma hevesine kapılana kadar toprağın derinliklerinde öylece uyurlar. Günü gelince küçük tohum gerinir ve güneşe doğru ürkek, sevimli bir filiz sürer. Bir gül fidanının ya da bir turpun filizi söz konusuysa istediği gibi gelişip serpilmesine karışmasak da olur. Ama kötü bir bitkiyse görür görmez kökünden söküp atmalıyız onu” (Sayfa 37)

“İnsan üzgün olunca günbatımının tadına daha iyi varıyor.” (Sayfa 41)


“Çiçekler zavallı yaratıklardır. Kötülüğün ne olduğunu bilmezler. O yüzden mümkün olduğu kadar kendilerine güvenmeye çalışırlar ve dikenlerine bakıp bakıp güçlü olduklarını düşünürler.” (Sayfa 43)

“Sevdiğiniz çiçek milyonlarca yıldızdan yalnız birinde bile bulunsa, yıldızlara bakmak mutluluğunuz için yeterlidir. 'Çiçeğim işte şunlardan birinde', deriz kendi kendimize. Ama bir de koyunun çiçeği yediğini düşün, bütün yıldızlar bir anda kararmış gibi gelir. Bu mu önemli değil ?” (Sayfa 43)


“Kelebeklerle dostluk kurmak istediğime göre iki üç tırtılın kahrını çekeceğim elbet.”(Sayfa 56)

“O zaman sen de kendini yargılarsın. En gücü de budur zaten. Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir” (Sayfa 64)

“Acaba bir gün hepimiz kendi yıldızımızı yeniden bulalım diye mi yıldızlar böyle parlıyor?” (Sayfa 94)


“-İnsanlar nerede? Çölde biraz yalnızlık duyuyor kişi...
-İnsanların arasında da yalnızlık duyulur, dedi yılan.” (Sayfa 95)

-”Evcil ne demek?”
+”Artık kimselerin umursamadığı bir geleneğin gereği. Bağlar kurmak demektir.”
-”Bağlar kurmak mı?”
+”Evet. Sözgelimi sen benim için  şimdi yüz binlerce oğlan çocuğundan birisin. Ne senin bana bir gereksinmen var, ne de benim sana. Bende senin için yüz binlerce tilkiden biriyim. Ama beni evcilleştirirsen birbirimize gereksinme duyarız. Sen benim için dünyada bir tane olursun, ben de senin için.”(Sayfa 108-109)


“Yalnız evcilleştirdiğin şeyleri tanıyabilirsin.” dedi tilki. “İnsanların tanımaya ayıracak zamanları yok artık. Aldıklarını hazır alıyorlar dükkanlardan. Ama dost satan dükkan olmadığı için dostsuz kalıyorlar.”(Sayfa 111)

“Sözcükler yanlış anlaşılma kaynağıdır.” (Sayfa 111)


“Küçük Prens güllere bir daha bakmaya gitti: “Siz benim gülüme hiç benzemiyorsunuz. Şimdilik değersizsiniz. Ne sizi evcilleştiren olmuş, ne de siz kimseyi evcilleştirmişsiniz. Tilkim eskiden nasıldı, öylesiniz. O da önceleri tilkilerden bir tilkiydi ama ben onu dost edindim, şimdi dünyada bir tane.”
Güller güç duruma düşmüşlerdi. “Güzelsiniz ama boşsunuz,” diye ekledi. “Kimse sizin için canını vermez. Buradan geçen herhangi bir yolcu benim gülümün size benzediğini sansa bile o tek başına sizin topunuzdan önemlidir. Çünkü üstünü fanusla örttüğüm odur, rüzgardan koruduğum odur, kelebek olsunlar diye bıraktığımız bir kaç tanenin dışında bütün tırtılları uğrunda öldürdüğüm odur. Yakınmasına, böbürlenmesine hatta susmasına kulak verdiğim odur. Çünkü benim gülümdür o.”(Sayfa 113)

“İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.” (Sayfa 113)



 “Gülünü bunca önemli kılan, uğrunda harcadığın zamandır.” (Sayfa 113)

“İnsanların tanımaya ayıracak zamanları yok artık. Aldıklarını hazır alıyorlar dükkanlardan. Ama dost satan dükkanlar olmadığı için dostsuz kalıyorlar” (Sayfa 111)

“Evcilleştirdiğin şeyden her zaman sen sorumlusun. Gülünden sen sorumlusun…” (Sayfa 114)


“Bir yerde bir kuyunun saklı oluşudur çöle güzellik veren.” (Sayfa 123)

Birinin sizi evcilleştirmesine izin verirseniz, gözyaşlarını da hesaba katmalısınız.” (Sayfa 129)

“Bir yıldızda yaşayan çiçeği seversen, geceleri gökyüzüne bakmak güzel gelir. Bütün yıldızlar çiçeğe durur.” (Sayfa 134)

“Bırakılmış eski bir deniz kabuğu gibi olacak kalıbım. Eski deniz kabuklarına acınmaz ki.” (Sayfa 137)

“Kederliydim ama onlara “Yorgunum,” dedim” (Sayfa 141)

YEPYENİ KİTAPLARLA GÖRÜŞMEK ÜZERE...
SEVGİLER...

9 Mart 2017 Perşembe

KÜÇÜK PRENS KİTAP AYRAÇLARI

“İnsan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”

MERHABALAR,

Son önem paylaşımlarımda Brezilya Nakışı ve etamin takılar sıklıkla yer almakta. Ne zamandır kitap ayraçları yapmayı da planlıyordum. Bu şablonu kolye yapmak için bulmuştum. Arkadaşım kendisi ve kardeşleri için bu ayraçları isteyince hızımı alamadım. Seri üretim yaptım resmen. Aynı aparat ile yapılan 4 kitap ayracı, Küçük Prens kitapları ile birlikte 4 kardeşin oldu. Diğer ikisi de sahiplerini bekliyorlar. 


Önce siyah ile başladım işlemeye.... 

 “Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki. “İnsanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de insanların arkadaşları yok artık. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”


Sonra renklendirdim. 

“Sahibi olmayan bir elmas bulursan, o elmas senindir. Sahibi olmayan bir ada bulursan, o ada senindir. Bir buluş yaparsan patentini alırsın, buluş senin olur. Madem ki yıldızlara sahip olmak benden önce kimsenin aklına gelmedi, yıldızlar benimdir.”


“Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmayı öğrenmek zorundayım.”


''Peki insanlar nerde?'' dedi küçük prens. '' İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor.''

''İnsanların içinde de öyle hissedersin.'' dedi yılan.  ''Arada pek fark yoktur.''



''Senin gezegenindeki insanlar'' dedi Küçük Prens.

''Tek bir bahçeye beş bin gül dikiyorlar ama yinede aradıklarını bulamıyorlar...''

''Evet bulamıyorlar '' diye yanıtladım onu.
''Halbuki,aradıkları tek bir gülde ya da bir yudum suda olabilir.''
''Haklısın'' dedim.Bunun üzerine küçük prens şöyle dedi:
''Ama gözler gerçeği görmez ki.Yüreğiyle aramalı insan.''





"Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan daha güçtür. Kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir."


Sipariş vermek için Mail atabilirsiniz (bebegimincicileri@hotmail.com)
İNSTAGRAM'dan ulaşabiliriniz. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...